’’HAYIR’’ da hayır var !

Barbaros Karakışla
1959 yılında Kadıköy'de doğan Karakışla lise öğrenimini 1976 yılında Amerikan Robert College'de tamamladı. Ardından Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden 1981 yılında Lisans ve 1983 yılında Yüksek Lisans derecelerine hak kazandı. Profesyonel kariyerine 1981 yılında Deniz Taşımacılığı sektöründe başlayan Karakışla, 1986 yılında uzun yıllarını vereceği Bankacılık sektörüne geçiş yaptı. Yaklaşık 10 yıl boyunca ağırlıklı olarak yabancı sermayeli bankalarda Kurumsal Bankacılık kariyeri yapan Karakışla, 1995 yılında Citibank'ın kurucu yönetim kademesinde yer alarak Bireysel Bankacılık kariyerine geçiş yaptı. Sırasıyla, Citibank, Interbank, TEB ve Akbank'ta Bireysel Bankacılık'tan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak bir çok önemli projeye imza attı. Deutsche Bank'ın Ülke Başkanlığını da yapan Karakışla son 3 yıldır Abu Dhabi menşeyli bir bankanın üst düzey yöneticiliğini icra ettikten sonra Türkiye'ye kesin dönüşü ile birlikte Yönetim Danışmanlığı ve Yönetici Koçluğu yapmaktadır.
17.08.2018
A+
A-

’’Başkalarına “Evet” derken, kendinize “Hayır” demediğinizden emin olmalısınız.’’

Paulo Coelho’nun bu sözünü çok severim. Çoğumuzun yaşadığı büyük sıkıntıyı muhteşem anlatır bu deyişiyle.

Hiç başkalarına sevimli ve iyi kalpli görünmek uğruna, hoşlanmadığınız bir duruma sessiz kaldığınız ve ’’Hayır’’ diyemediğiniz oldu mu? Ben söyleyeyim; çok, hem de pek çok kez olmuştur.

Neden ’’Hayır’’ demek bizi bu kadar zorluyor, strese sokuyor? Neden bu basit kelimeyi telaffuz edemediğimiz için kendimizi sürekli istismar edilmiş ve kaybeden hissediyoruz? İstemediğimiz bir şeyi yapmak zorunda kalmanın huzursuzluğunu ve asabiyetini yaşamak yerine, neden baştan tavrımızı koyamıyoruz? Bizi alıkoyan nedir, hiç düşündünüz mü?

Kaba görünmekten mi çekiniyoruz? Karşımızdakini kızdırmaktan mı korkuyoruz? Çatışmadan mı yoksa dışlanmaktan mı korkuyoruz? Yardımsever görünmediğimizi mi düşünüyoruz? Yoksa bazı fırsatları kaçırdığımızı mı sanıyoruz?

Düşündüğünüz her neyse, size bir iyi haberim var; yalnız değilsiniz. Çoğu insanda bu saydığım endişe veya korkular mevcut. Çevremdeki pek çok kişinin, yapmak istemediği veya yapamayacağı şeye, sırf hayır diyemediği için, kendini hiç sevimli olmayan durumlara soktuğunu, sonrasında da bunun pişmanlığını yaşadığına tanık oldum.

Kendimde en sevdiğim özelliklerden biri budur; benden istenen, benim önceliklerim veya ihtiyaçlarıma uymuyorsa, kolaylıkla ’’Hayır’’ diyerek, kendi varlığıma veya zamanıma değer katar ve kendimi onurlandırırım. Geçmişte, sırf kaba görünmemek veya dışlanmamak adına o kadar çok lüzumsuz yere ’’Evet’’ dedim ve o kadar çok istismar edildim ki, sonunda bu davranış modelini kaderim olmaktan kurtardım.

Aslında burada önemli olan, ’’ne’’ dediğiniz değil, ’’nasıl” dediğiniz. Karşınızdakinin kalbini kırmadan, gücendirmeden mesaj vermenin yolları var. İletişim Bilimi alanında yapılan araştırmalara göre, bir kişinin karşısındakilere mesaj verirken kelimelerin etkisinin % 7-10 oranında, konuşma ve ses etkisinin % 30-38 oranında ve beden dilinin etkisinin ise % 55-60 oranında olduğu bulunmuştur. Dolayısıyla, doğru bir ses tonu ve beden dilini seçersiniz, ’’ne’’ dediğiniz ikinci planda kalacaktır. Bu yüzden konuşmak yerine, davranışlarımızla hayır cevabını net olarak karşımızdakine verebiliriz.

Yeter ki beyninizdeki hayır deme korkusunu atın.

’’Hayır’’ diyebilmek güçlü bir beceridir ama elbette “Hayır” diyebilmek için bazı duygulara ve davranışlara sahip olmak gerekir. Öncelikle kendimizi bir çok konuda onaylamamız gerekir. Yüksek bir özgüven, kendinizi yeterince sevebilmek, kendinize değer verebilmek, yeterli bir özsaygı ile karşımızda kim olursa olsun “Hayır” demek kolaylaşır. Eğer bu duygularla hayatınız boyunca hiç buluşmadıysanız, mutlaka kişisel gelişim desteği almalısınız.

Hayır deme korkusu, sadece beynimizde olan bir durum. Nasıl ’’Hayır’’ demeniz gerektiğinden emin değilseniz; başka öncelikleriniz olduğunu söyleyebilirsiniz, farklı bir zamanlama önerebilirsiniz, biraz düşünme payı isteyebilirsiniz, teklif edilen şeyin ihtiyaçlarınızla örtüşmediğini belirtebilirsiniz, farklı bir kişiden yardım istemesini önerebilirsiniz veya en basitinden dürüstçe ’’yapamam’’ diyebilirsiniz.

Beynimizde “Hayır” deme konusunda pek çok engel barındırıyoruz. Bu engeller genellikle kendi yaratımlarımız ve aslında illüzyondan ibaretler. “Hayır” demek için çok fazla düşünmeyin ve bazen de direkt olarak “Hayır” demeyi deneyin. Bunu yaptıktan sonra, karşılaştığınız tepkinin aslında korktuğunuzun yarısı kadar bile olmadığını göreceksiniz. Bunu bir kere başardıktan sonra, ne kadar kolay ve aslında her iki tarafın da daha çok işine yaradığını göreceksiniz. Böylelikle, sizin için çok daha önemli olan şeylere daha fazla zaman ayıracaksınız.

İnsanların size nasıl davranacaklarını, siz öğretirsiniz!

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.