Kıyas

11.08.2018
A+
A-

“İnsan kendini neden başkalarıyla kıyaslar?” sorusundan daha önemli bir soru varsa o da şu;

“İnsan kendini neden başkalarıyla sadece sahip olmadıkları üzerinden kıyaslar?”

İnsandır kıyaslar, “ah ne olur kıyaslamayalım” demeyeceğim. Gönül onu istiyor tabii ama bir referans sisteminin içine doğuyoruz ve kendimizi bir yerde konumlamak için ötemizdeki, berimizdeki, sağımızdaki, solumuzdaki bir değerlemeye giriyor bizimle birlikte. Mesela, daha babıldamaya başlıyoruz “Ba-ba, de-de” diye, annemiz akranımızın annesine soruyor “sizinki ne zaman konuşmaya başladı?” diye. Matematikten 80 alsak 85 alan arkadaşımız ile kıyaslanıyoruz. Komşunun çocuğu şöyle, arkadaşımın babası böyle derken, kıyaslamak son derece normalleşmiş bir kültür oluyor. O yüzden “neden kıyas yapıyoruz?” diyemiyorum, insandır kıyaslar, ama gözden kaçan bir mantık hatasının altını çizmeyi görev biliyorum.

Kıyaslamayı sadece bizim hayatımızda çok kötü giden/olan bir şey ile başkasının hayatında çok iyi giden/olan bir diğer şey arasında yaparsak dipsiz bir kuyuya düşüyoruz. Yani kıyaslayacaksak bizde olup karşı tarafta olmayanları da hesaba katmak durumundayız. Veya farklı farklı insanların hayatlarında çok iyi, çok şahane, çok imrenilesi şeylere dikkat kesilip, zihnimizde bütün bunların hepsine sahip ütopik bir şahsiyet yaratıp, kendimizi aslında varlığı mümkün olmayan o süper şanslı insan ile kıyaslarsak yine olmuyor. Kıyaslamak insanı bir depresyona sürüklüyorsa, kıskançlık, kötü duygular, karşındaki hakkında kötü dilekler yaratıyorsa, mutsuzluk ve umutsuzluk kaynağı ise, işte hep bu mantık hatası yüzünden.

Kıyaslayın tabii ama kıyasın da bir yolu yordamı var diyorum dostlarım. Kıyaslarken sizde olup karşı tarafta olmayan detayları da görme ve mümkünse şükretme niyeti de olsun bir yanınızda. Sadece kendi hayatımızda çok kötü olduğuna inandığımız bir yön üzerinden değil her açıdan bakmak, konunun etrafında dolaşmak, bizim de sahip olduğumuz değerleri yok saymamak, şanslı olduğumuz noktaları atlamamak çok önemli. Karşımızdaki kıyas konusu kişinin her yanı muazzam olamaz, her açıdan bizden şanslı olamaz. Hatta en tatlısı nedir biliyor musunuz? Sevgiyle bakmak, olumlu kıyas yapmak, yani örnek ve ilham almak, sonra dönüp kendimizdeki güçlü ve şanslı yanlarımızdan güç alarak gelişmeye açık yanlarımızı geliştirmek. Ama her şey gelişmeye açık değil bazen, öyle bir durumda da kabule geçip sahip olduklarımız konusunda teşekkür içinde olmak değerli. Kabul şu; Herkes her şeye sahip olamaz. Çok normal bir durum, ya oturup her saniyemizi asla değiştiremeyeceğimiz özelliklerimize hayıflanarak geçireceğiz ya da pozitif bir enerji yaratıp etki alanımız içinde harikalar yaratacağız.

Kişi kendine iyi gelmeyen, ilerlemesine hizmet etmeyen her türlü karamsar ve negatif düşünme biçimini hızla bırakmalı. Bırakmıyorsa bir lütuf saydığım zekasına ve düşünme becerisine haksızlık etmiş olur. Düşünsenize, evde işinize yaramayan bir cihazı veya mobilyayı kullanmaya devam ediyor musunuz? İşinize yaramayan bir kıyafeti dolabınızda tuttuğunuz oluyor mu? Size yakışmayan bir giysiyi giyiniyor musunuz? O zaman işine yaramayan bırakalım işine yaramayı hayatını zorlaştıran bir düşünme biçimini, bir fikri neden kendinde tutsun insan? Salonun ortasında kütlesel bir şekilde duran, her yürüdüğünüzde ayağınızı çarptığınız bir parçayı alıp hemen atıyorsunuz da, zihninizin ortasında tutup çarpıp çarpıp canınızı acıttığınız yanlış bir kıyaslama biçiminden neden kurtulmuyorsunuz? O giysi size yakışmıyor da, o düşünme biçimi nasıl yakışabiliyor?
Herkesin muhakkak bir diğerine oranla daha iyi olan bir yanı, meziyeti vardır. Herkes her konuda çok şanslı olamaz. Zaten hayat bu artılar ve eksiler matematiğini iyi yönetebilenler için daha kolay akıyor. Hatta ilginç bir şey söyleyeyim mi; Takıntılı bir şekilde bazı açılardan kendinizi kıyaslayıp kötü hissettiğiniz birinden, toplamda daha üstün bile olabilirsiniz.

Ne olur, kendinizi incitmeyin. Hepimiz; Herkes kadar aynı ve herkes kadar özeliz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Sevinç dedi ki:

    Askında tam da dediğiniz gibi
    takıntılı hale gelen kıyaslamak içgüdüsü
    içimizde yerleşik biçimde konumlanmış
    farkında olmadan ,
    şu son sözlerinize
    kayıtsız kalamadım doğrısu
    Kendimizi kıyasladığımız kişilerden
    Gerçekten üstünüz
    Bunu fark etmek
    çok geliştirici bi duygu
    Bana göre
    Ama ,
    Birden çok fazla yol deniyoruz
    hayat sürekli onunla yaşatıyorsa
    Karşıkarşıya bırakıyorsa
    Hangi aözleri kullanıp
    Bu yaratımı iptal etmek doğru ?!