Bir işletme koçunun not defterinden…

09.08.2018
A+
A-

Dünya zor bir dönemden geçiyor, sadece ülkemize özgü zamanlar değil bunlar.

Aslında hepi topu 100-150 yıllık geçmişi olan ekonomik yapının –deneme yanılma metodundan başka şansı olmadığı için- tıkanması sorunlarını yaşıyoruz. Ve bu ekonomik yapı, kavgalardan beslendiği için insanı, işi, hayatı zora sokan olağanüstü haller yaşanıyor.

Sadece bizim ülkemizde değil, bir çok ülkede bu böyle.

Bugün bir dolmuşta iki kadının “Bu ülkede bize yaşayacak yer kalmadı” diye konuşmalarına tanıklık ettim. Son derece negatif bir ruh haliyle sohbet ediyorlardı. Caddelerdeki kalabalık, inşaatlar, hayatın pahalılığı, geleceğin zorlukları hemen herkeste böyle bir ruh hali oluşturuyor.

Çalışanlarınızda, hatta sizde de…
Pozitif psikoloji, bugün itibariyle ortaya koyacağınız çözümlere odaklanır.
Koçluk da biraz böyle.

Tüm olanlar, yaşananlar, var olan durum, eğer değiştiremeceğimiz kadar makro bir yapıda ise bugüne odaklanmanız gerekir. Bugüne ve bundan sonrasına.
Planların dış etkenlere bağlı olması, yeni planlardan alıkoymamalı bizi.
Çünkü planlamak, hayal ettiklerimizin hayata geçmesi konusunda bir adım atmaktır.

Koçluk mesleğinde her gün biraz daha öğrenerek yol alırken ve kendi spesifik alanım olan işletme koçluğu konusunda sürekli araştırmalar yaparken, işletme sahiplerinin yollarını aydınlatacak çeşitli fenerler de arıyorum.
Her işletme kendisine özel ve ticari yaşamın belirli kurallarının dışında özel bir bakış açısıyla değerlendirilmeli. Sektörel dinamikler, insan yapısı, teknoloji, fırsatlar ve elbette yaşam döngüsü. Bu başlıklar altında bizim işimiz, “patrona” neyi nasıl yapacağını söylemek değil. Zaten çok iyi bildiği bir alanda olasılıkları değerlendirmesini ve değerli olana, katmadeğeri yüksek olana odaklanmasını sağlamak.

Küçük notlar aldım, izninizle paylaşmak isterim.
Böylece bir işletme koçu olarak benim bakış açımı daha net görebilir, isterseniz o notlardan kendi iş yaşamınıza yönelik bir minik analiz yapabilirsiniz.

– Bir kişilik, 100 kişilik veya 500 kişilik, ölçeği ne olursa olsun işletmenizin üzerinde yükseldiği değişmez bir temel var: İnsan. İnsanın huzurlu ve mutlu olduğu bir işletmede, iletişim daha açık, iletişime bağlı olarak iş yapış biçimleri daha sağlıklı olur. Herkes kendinde olanı içtenlikle paylaşırken, işin kalitesi artar. Her yerde sıklıkla okuduğunuz ve bir çoğunun altı boş olan söylemlerdeki “insan en değerli kaynağımızdır” laflarını bir kenara bırakın ve lütfen insanlarınıza odaklanın. Kim onlar? Kimlerle çalışıyorsunuz? Bitirdikleri üniversiteden, deneyimlerinden, yetkinliklerinden başka kim bu insanlar? Ne kadar tanıyorsunuz, tanışıyorsunuz?

– İnsana samimiyetle odaklanan iş sahiplerini çok güzel bir sürpriz bekler. İnsanlar işe sahip çıkarlar ve bu sahiplenme iş çözümlerini beraberinde getirir. İnovasyon ortamı demek illa ARGE merkezi kurmak anlamına gelmez. Bir ustanın yaptığı işi daha kolay yapmasını sağlayacak küçük bir çüzümü de inovasyondur. Bu armağana sadece çalışanına değer veren işverenler sahip olabilir.

– İnsanla başlayan bu mini analizde ikinci durağınız kendinizsiniz. Kabul edin, her şeyi biliyor, her şeyi görüyor ve doğru yapıyor olamazsınız. Hepimizin sık yaptığı bir hata var. Tüm işleyişe uzaktan bakmayı unutuyoruz. İşin içinde, operasyonel yoğunluğun içinde, sadece toplam rakamlara bakarak sağlayamayız ilerlemeyi. Ara sıra dışarı çıkmak, örneğin hiç bir fikri yok sandığınız bir çalışanla küçük bir sohbet etmek veya profesyonel bir destek almak iyi gelebilir. Çözüm çok. Her ölçekte.

– Kendi alanınızdaki iyi örnekleri iyi analiz edin. Neyi iyi yaptıklarını görmeye çalışın.

– Uzun toplantılar yerine, gündemli, odaklı, konuların tek tek ele alındığı ve sonunda herkesin ek fikirlerini de söylebildiği görüşmeler yapın. Biz Türkler bu konuda çok iyi değiliz. Gelişme alanımız bu.

– Her düzeyde çalışanınınızın gelişimiyle ilgili olun. 12 yıldır aynı santralde telefonlara bakan genç hanımın belki de iyi bir satış elemanı olabileceğini görmenizi sağlar bu. Potansiyeli performansa dönüştürmek “iyi patron”un özelliğidir.
Daha pek çok not ekleyebilirim buraya. Ama aslında hepsi aynı noktaya bağlanır. Sizin, görme, hissetme, geliştirme ve dönüştürme potansiyelinize. Ben işletme sahiplerinin bu potansiyele sahip insanlar olduğunu deneyimlerimle biliyorum.

İşte tam da bu noktada hedefim, o potansiyeli daha yüksek bir performansa dönüştürebilmeleri…
Saygılarımla.

Işık Şerifsoy
Temmuz 2018

Yazı İşleri
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.