Bir güzellik yap kendine.

27.06.2018
A+
A-

Bir güzellik yap kendine.

Sadece sahip olduklarını düşün, mutlu ol onlarla. Bırak sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına.
Bir güzellik yap kendine. Keşkeleri hiç düşünme. Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine.
Bir güzellik yap kendine. Sevdiklerinin sevgisini büyüt içinde. Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yerleri yok diye.

Bir güzellik yap kendine. Kimseleri sevmediğin kadar, kendini sev sadece. Bırak seni sevmeyenler üzülsün; yüreklerine sığamayacak kadar büyüksün diye.

Paul Auste

Ne dersin? Yapar mısın kendine bu güzelliği,
Yetmedi mi artık izleyici koltuğunda oturman, o içindeki ince sesi daha ne kadar bastıracak, ona kulaklarını tıkayacaksın. Duygularına sağır olmak mı devan, yoksa duygularına kucak açman mı?

Sorular, sorular, sorular. Önce onları farket. Her sorduğun soru gerçekten ve gerçekten almak istediğin yanıtı mı sana getirecek. İstediğini mi düş’lüyor, düşünüyor ve onun için emek veriyorsun yoksa istediğini zannederken aslında istemediğin ne varsa ard arda yığıyor sonra o kalabalığın içinde kendini kaybediyorsun? Yazarken sorularım aktığında ben de izliyorum kendimi, bırakıyorum aksınlar, güveniyorum varacakları yere. Sakince izliyorum tıpkı bir kamera gibi, yorumsuz, öylece.

Belki daha dün yeni bir hayal kırıklığı yaşadın, belki az önce can sıkıcı bir haber aldın, belki bir haftadır üzerinde bir isteksizlik, umutsuzluk var, belki hala bir amacın var aradığın senin de henüz ne olduğunu bilmediğin… Olsun bunlar da güzel inan. Bunlar sana yardımcı olacak. İzlediğin, hayran olduğun, kimbilir kimi zaman da anlam veremeyerek içten içten imrendiğin o hayatlar emin ol senin zannettiğin kadar kolay ve emeksiz oldukları yere gelememişlerdir. Hasbelkader gelen de oldu ise daha doğrusu getirilenler olduysa onlar da köklerini büyütememiştir göründüğü kadar ne güçlü ne de sağlıklıdır.

Şimdi kameranın izlediği alanın sadece yönünü değiştir, yani kameranı, algını, odağını kendine çevir. İzlediğin her kare evet sana bir fikir verecektir fakat asıl bilgi sendedir. Asıl bilgi senin deneyinimdedir. Senin bedenin, senin duygun, senin düşüncendir sana deva olacak, yolunu aydınlatacak. Sorunu gören gözler ile çözümü bulacak olan zihin ve yürek aynı bedendedir. Dışarda aradığın gerçekten dışında mı?

Bu hayatta yaptığımız birçok şeyin neden’ini sorguladığımızda, derine doğru indiğimizde veya yukarı daha yukarı çıktığımızda vardığımız yer aynıdır. O hep aranan mutluluk hali, o istediğin olduğunda ne olacak bana diye sorduğunda cevap kendiliğinden gelir “ daha mutlu olacağım”. Şimdi? Yok şimdi mutlu değilim ………. olunca olucam, o bana şunu verirse mutlu olacağım, şu işi bitirince, şu yere gidince, o beni sevince, o ev benim olunca, arabam olunca, bankada çok param olunca, seyahatler yaptığımda, çocuğum mezun olduğunda…. ile uzayıp giden sonsuz istekler.
Zamanı; gelecek,

Konumu; henüz belli değil.

Mutluluk hep peşine koşulası bir hal, hayallerin gerçekleşmesi ise neredeyse imkansız. Peki bu ne kadar gerçek?

Önce bir sor kendine mutluluk mudur aradığın huzur mu? Hangisi daha büyük, daha kapsayıcı, kalıcı ve bağımsız, sınırsız yayılandır.

Şimdi genellemelerini bir kenara koy derim. Sahip olduğun kaynaklarına yeniden bak, ne kadar “zengin” olduğunu anla. Neyi ne kadar kullandığına bak, gerçek bir verimlilik getir hayatına. Emin ol artan zamanına şaşacaksın. Sonra o artan zamanını nasıl dolduracağını sen tasarla. Kimler var Düş’lerine hizmet eden, kimler düş’lerine can verebilir. Sen kimlerin düş’lerine bir damla da olsa can suyu olabilirsin? Hayat senin etrafında dönüyor ve sen de bir diğerinin hayatının içinde verilen ve seçtiğin rollerini oynuyorsun o kadar. Herşey bir gün senin tek bir kararınla, tek bir düş’ünle, tek bir düşüncenle, tek bir eyleminle değişir.

Bu değişim senin dönüşümünün ilk tohumu.

Al onu avucuna bak ona yeniden. Tertemiz yap yüzeyini, temizle onu çamurdan, başkalarının parmak izlerinden. Isıt biraz onu avucunun içinde, belli ki çok üşümüş – olmaz, yapamazsın, bu böyledir, şu şöyledir – diye esen gürleyen buz gibi rüzgarlardan.

Isıt onu sıcacık sevginle, ısıt onu nefesinle, sakinlesin, bırak sana önce güvensin. Kabul etsin…

Sonra iki dudağını usulca kondur bu tohuma ilahi nefesin, nefes olsun yeni yaşama. Arayıp da bulduğun en verimli toprağa göm şimdi tohumunu. Korkma derin kaz toprağı, onun en verimli yeri ıslak nemli, karanlık toprak olacak. Dünya Ana onu kucaklayacak buna güven. Işığını izle, suyunu ver her gün sabırla, onun istediği ihtiyaç duyduğu kadar. Bu tohum seninle konuşacak sadece onu dinle, bazen hiçbirşey yapma, emin ol o vakitler çok şey yapacaksın, onu anlayacaksın.

Ve bir gün tohumun filiz verecek, dimdik başı ile bu dünyaya merhaba diyecek. Artık ondan mutlusu olmayacak, çabasını verdiği o yolun, en iyi yolcusu olacak. Söz tohumdur, düş tohumdur ve bir gün düş’ler güneş doğar gerçek olur. Sen de hazır mısın düşünü gerçek yapmaya? Öyleyse hadi bir güzellik yap kendine:)

Yazı İşleri
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.